<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>islamdefteri.Net - Haberler için özet akışı..</title><link>http://www.islamdefteri.net</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>islamdefteri@hotmail.com</webMaster><copyright>Copyright © 2008 islamdefteri.net Her hakkı saklıdır.</copyright><language>tr-TR</language><item><title>Ramazan Ayına Veda Ederken</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=803</link><description>Kainatın küçücük bir misali olan insan, maddi ve manevi iki yapıdan meydana gelmiştir. Maddi yapımız; et, kan v kemikten teşekkül ederken, manevi yapımız da, akıl, ruh gibi unsurlardan terekküp etmiştir. İnsanı mahlukatın en şereflisi kılan eti, kemiği, kanı, malı, makamı değil, Allaha olan yakınlığıdır. Zaman zaman halk arasında söylenen, Çok zengin olmuş ama insan olamamış... Kaymakam olmuş ama adam olamamış gibi sözler, bunun en güzel örneğidir. İşte kendisine Allah Teala tarafından çok geniş kabiliyet ve istidatlar verilmiş olan insan bütün bu kabiliyet ve istidatlarını onun yolunda, onun rızasına muvafık olarak kullanırsa kemale ulaşabilir. Rabbimizin bize emrettiği her ibadet, nehyettiği her kötülük, bizim insanlık zirvesine çıkmamız için bir terbiyedir. Son günlerine yaklaştığımız mübarek Ramazan ayında da Cenabı Hakk rububiyetini göstererek, gerek bedenlerimizde ve gerekse ruhlarımızda bizlere manevi bir hava yaşattı. Kandil geceleri ile başlayıp üç aylar ile devam eden ve Rama...</description><author>editor</author><category>Okunma: 7</category><pubDate>08-Eyl-2010 11:21:54</pubDate></item><item><title>Dinimizde Helal ve Haram</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=802</link><description>Helal Nedir?Helal meşru manasına gelen bir Arapça kelimedir. Allah (c.c.) Kuran-ı Keriminde Müslümanlara ve bütün insanlara helâl olan şeyleri yemelerini emrediyor. Bu mesajı bildiren pekçok ayetin arasında yer alan birkaç ayet meali şöyledir:“Ey İnsanlar ! Yeryüzünde bulunan gıdaların güzel ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin, zira şeytan sizin apaçık bir düşmanınızdır.” (2/168)“Ey İman edenler! Size verdiğimiz rızıkların iyilerinden yiyin, eğer siz gerçekten yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız, O’na şükrediniz” (2/172)“Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine iman etmiş bulunduğunuz Allah’tan korkun.” (5 /88)Aşağıdaki gıda maddeleri kesin Helâldir:İnek,koyun deve ve keçi sütü Bal Balık Sarhoşluk vermeyen bitkiler Taze veya tabii olarak dondurulmuş meyveler Yer fıstığı, antep fıstığı, fındık, ceviz gibi kabuklu ve reçineli meyveler Buğday, arpa, pirinç, çavdar, yulaf gibi taneli gıdalar. Sığır, deve, koyun, keçi, geyik, tavuk, ördek gi...</description><author>editor</author><category>Okunma: 34</category><pubDate>30-Ağu-2010 17:19:06</pubDate></item><item><title>İsmail - Biri olmak</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=801</link><description>Biri olmak, biri…Kalabalıkta yalnız biri.. Hemen herkesin kendiyle baş başa kaldığı, geçmişiyle hesaplaştığı anlar vardır. Karmaşık ilişkiler yumağından fırsat bulup içine baktığı zamanlar… Kimi zaman, bu anlar hayatının “köşe başları” olur insanın bilinmeyen serüveninde. Yıllar, günler, insanlar, olaylar dökülür ortaya…Anı tadında şerbet, İçtikçe artan nimet… Bazen bir karar verirsin o anlarda. Bundan sonra şöyle olacağım. Şuraya gidip şunu yapacağım dersin kendi kendine. Ve o hedefin sandalıyla açılırsın hayat denizine. Kendi sandalınla ufuk çizgisine doğru küreklere asılmanın hazzını mı yaşamalı, yoksa koca bir geminin umursamaz yolcusu mu olmalı bilinmez; ama doğru olan tek şey geminin altından sıyrılıp giden su misali geçen zamandır. Sen miydin yanımdan geçen,Yoksa kahrolası zaman mı… İsmail. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin istatistik raporlarında bilmem kaç milyonda birlik bir dilime sahip olan, belki de bu dilimden başka hiçbir şeyi olmayan biri. On ve altı yaşlarında iki çocuğu...</description><author>editor</author><category>Okunma: 70</category><pubDate>23-Ağu-2010 12:49:19</pubDate></item><item><title>Yazın!!! Kendinizle Tanışın</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=800</link><description> Yazarken arkanızdaki mânevî desteğin, çevrenizdeki mânevî himayenin, içinizdeki mânevî rehberliğin farkına varırsınız. Yazmak bu bakımdan mânevî yönü kuvvetli bir ameliyedir.Yazmaktan zevk alır mısınız? Günlük tutar mısınız? Yazmayı bir görev olarak görür müsünüz? Bir saat sonrasına yetişmesi gereken bir köşe yazısı kaleme aldınız mı hiç? Elinizdeki kaleme, parmaklarınızı oynattığınız klavyeye saldıran küçük çocuğunuzun çığlıkları arasında, zihninizin derinliklerinden bir şeyler yakalamaya çalıştığınız oldu mu? Ya da bir sayfa makale için on kitap karıştırdığınız? Cevabınız “hayır”sa yazmayı deneyin. Yazarsanız anlarsınız çok şeyi ve kendinizle yeni tanıştığınızı görürsünüz.Belki gizli bir yazar’sınız. Bu sırrın açığa çıkması için bir kişinin, en azından kendinizin bunu fark etmesi gerekir.Yazmaktan korkmayın. Bir yazıyı yazmak için hiç kimse sizi bir saatliğine bir odaya hapsetmez, onu başı sonu belli bir konuya zorlamaz ve faydalanacağı kaynaklardan mahrum bırakmaz. Sizin anlayacağı...</description><author>editor</author><category>Okunma: 54</category><pubDate>23-Ağu-2010 12:45:09</pubDate></item><item><title>Bir Yağmur Damlası Olmak</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=799</link><description>Bütün başarılı insanların hayattaki yegâne arzusu güzel işler yapmak ve insanlara faydalı olabilmektir. Bütün bir ömür bu ümitle yaşarlar. Öyle ki, verilen vazifeyi en üst düzeyde sonuca ulaştırmak onlar için artık tek gaye haline gelir. Başarılı insanlar hep meşguldürler, yoğundurlar ve sürekli bir şeyler üretmek için çırpınırlar. Verilen kabiliyetlerini ellerinden geldiğince verimli kullanarak başarı merdivenlerini birer birer tırmanmayı sürdürürler. Kimileri gizli kahramanlar olarak gönül dünyamızın en müstesna köşelerinde emsalsiz bir yer edinmişlerdir. Attıkları her adımın, sarf ettikleri her sözün hesabını yaparak gönül incitmeden, sessiz sedasız vuslat vaktini beklerler. Her biri paha biçilemez bir incidir, kalplerinde yanan ateşin tesiri o kadar yüksektir ki, uğruna denizleri dağları aştıkları, çölleri yürüyerek geçtikleri bir sevda ile iç içedirler. Asıl hedef bazen rızaların en büyüğüne ulaşmak, bazen gözlerin içindeki o içten gülüşü görmek, bazen de gizlice yapılan gönülden ...</description><author>editor</author><category>Okunma: 31</category><pubDate>23-Ağu-2010 12:43:20</pubDate></item><item><title>İslami sohbet sitelerine veto</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=798</link><description>İslami sohbet sitelerine, Diyanet İşleri'nden veto geldi. Kurumun dergisinde, bu sitelere giren gençlerin duygusal olduğu belirtildi, kadınlara 'dikkatli olun' dendiDiyanet İşleri Başkanlığı'ndan, İslami sohbet siteleri için uyarı var. Başkanlığın aylık dergisinde İslami duyarlılıkları olan kişilerin toplumsal ortamlara daha az girdiği, bu nedenle sosyalleşme ihtiyacını sanal ortamda giderdikleri kaydedildi.Dergide, 'İslami sohbet sitelerine gençlerin, yaratılışları gereği daha duygusal oldukları, duygusal temelli kararlar verdikleri için özellikle de bayanların temkinli olmalarında yarar vardır' denildi.Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel tarafından kaleme alınan yazıda, 'Sanal bağımlılık ve İslami sohbet siteleri' mercek altına alındı. Yazıda özetle şunlar kaydedildi:GİZLİLİK GÜNAHI KOLAYLAŞTIRIYOR: Sanal ortam, kişinin nefsiyle baş başa kalmasına sebep oluyor. Yalnızlık ve gizlilik, günahı daha kolay işlenebilir kılıyor.Çevreden çekinceleri olan insanlar bilgisayar başında kendisin...</description><author>editor</author><category>Okunma: 64</category><pubDate>23-Ağu-2010 12:32:15</pubDate></item><item><title>Ağustosta Neler Yapılıyor</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=797</link><description>TARLA ZİRAATI a) Anızların bozumuna devam edilir. Bazı yerlerde sonbahar ekimi için, bazı yerlerde de ikinci mahsul için toprak işlemesi yapılır.b) İkinci mahsuller ile Sonbahar ekimleri yapılır.c) Sulama, çapalama ve diğer bakım işleri devam eder.d) Her türlü hastalık ve zararlılar ile mücadele devam eder. Ambarlarda da zararlılarla mücadele edilir.e) Hububat ve diğer tarla bitkileri hasadı devam eder. Harman işleri yürütülür. Ürünler ambarlanır, ambalajlanır, pazara sevkedilir ve değerlendirilir. Ambarlarda ürünler tekniğine uygun şekilde saklanır.MEYVECİLİK a) Sonbahar dikimi yapılacak bahçelerde toprak hazırlığı yapılır. b) Dikim yoktur. c) Meyve bahçesi ve fidanlıklarda sulama, çapa, filiz ve kök piçlerinin temizliği yapılır. Durgun göz aşısı devam eder. Gübre şerbeti verilir. d) Her türlü meyve hastalık ve zararlılarına karşı mücadele yapılır. e) Hasat işleri devam eder. Meyveler ambalajlanır. Pazara sevkedilir, kurutulur, konserve yapılır, suları çıkarılır ve çeşitli şekillerde ...</description><author>editor</author><category>Okunma: 28</category><pubDate>23-Ağu-2010 12:30:51</pubDate></item><item><title>Manevi boşluk, mutsuz ediyor</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=796</link><description>Uzmanlar, giderek artan cinayet ve intiharların sebebini manevi boşluk yaşayan bireyin bir de ekonomik, ailevi ve ruhsal sorunların baskısı altında kalmasına bağlıyor. Psikolojik Araştırmalar Derneği Başkanı Psikolog Melek Güngördü, ruhun gerçek sahibine yöneltilmediği takdirde canavarlaştığını, yaşanan sorunlarla da bunun diğer insanlara yansıtıldığını söyledi.İnsanların doyuma ulaşmak için her şeyi denediğini belirten Güngördü, doyurulmak istenenin ruh olmamasının ruhsal çöküntü oluşturduğunu söyledi. Güngördü, kişilerin ruhun gıdasını başka şeylerde aramasının insan psikolojisinde hezeyan oluşturduğunu vurguladı. Bu durumun mutsuzluğu artırdığını vurgulayan Güngördü, mutsuz insanın daha çabuk öfkelenip daha sabırsız hale geldiğini ifade etti. Manevi açıdan inançlı olan insanların, kötü ve zor koşullara daha çok sabredebildiğini vurgulayan Psikolog Orhan Keskin ise manevi eksikliğin her açıdan boşluk oluşturduğunu söyledi. Keskin, genel anlamda da değerlendirildiğinde aile içi şiddet...</description><author>editor</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>23-Ağu-2010 12:29:23</pubDate></item><item><title>İyi Bir İnsan mıyız?</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=795</link><description>Sizce yeterince iyilik yapıyor muyuz?İyi bir insan olmanın mücadelesini veriyor muyuz?Ya da en azından kötü olmamaya gayret gösteriyor muyuz? Acaba insanlar bizi nasıl biri olarak biliyorlar? Unutmayın ki insanlar hep bizim şahidimiz oldular. Bizi toprağa koymadan önce, Merhumu nasıl bilirdiniz? diye sorulduğunda, İyi bilirdik diyenler, acaba bunu gerçekten inanarak söyleyecekler mi? O halde, Merhum olmadan önce, iyi ya da kötü olduğumuza dair insanların şahitliğine başvurulmadan önce, biz kendimivveeshy;zin şahidi olalım ve kendimize soralım: İyi bir insan mıyız? İlk önce bu iyi kavramını ele alalım. Hangi ölçüye göre iyi olacağız? İyiyi anlamamız içinde, yanma kötüyü getirerek düvveeshy;şünmemiz gerekiyor. Meselâ, yolda bir insanla yan yana giderken hiçbir sorunuvveeshy;muz yoktur. Ama yürürken durduk yerde bize çelme takarsa, yaptığı kötüdür. Ya da tam aksine, geçmemiz için önceliği bize verirse yaptığı iyidir. Çelme taktığında gönlümüz kırılır, geçme önceliğini bize verdiğinde de g...</description><author>editor</author><category>Okunma: 90</category><pubDate>13-Ağu-2010 15:15:33</pubDate></item><item><title>Ramazan Orucunun Faydaları</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=794</link><description>Cenab-ı Hak yeryüzünü bir sofra haline getirmiş. Her çeşit nimeti o sofrada dizmiş. Sayıya gelmeyecek, bitip tükenmeyecek kadar bolca vermiş. Yüzlerce çeşit sebze ve bunlardan yapılan tencereler dolusu, tabak tabak yemekler. Yüzlerce tür meyve; üzümü muzu, elması armudu, eriği şeftalisi, kavunu karpuzu, bahçeler dolusu. Ağaçların elleriyle elimize sunulan nimet içinde nimetler. .. Yemeğimize ekmek olan buğdayı, arpası, mısırı, yulafı ve çavdarı başaklarla önümüze dökülen tanecikler, inciler güzelliğinde taneler... Ve iftar saatinde fırınlardan sokaklara yayılan pide kokusu ve bu tazeliğe kavuşmak için sıra sıra insan manzaraları... Hele o Ramazan tatlıları, Ramazan gülleri, güllaçvveeshy;ları, baklavası, burması ve güzelim Medine'nin canım hurması... Allah'ın kısmet ettiği kadarıyla yer almışlar sofravveeshy;larımızda, burcu burcu tüterek, şirin şirin içimizi açavveeshy;rak, acısıyla, tatlısıyla, katısıyla, sulusuyla iştahımızı çekiyorlar. Hep beraber oturduk sofraya, ailemizle, arkada...</description><author>editor</author><category>Okunma: 55</category><pubDate>13-Ağu-2010 15:13:35</pubDate></item><item><title>Oruç nasıl bir ibadettir?</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=793</link><description>Oruç nasıl bir ibadettir? Kimler oruç tutmayabilir? Sonsuz merhamet sahibi Rabb'imiz, bütün sene boyunca verdiği nimetlerine karşı serbest bıraktığı biz kullarını, bir aylık oruç ibadetiyle mükellef kılmış, hem sıhhatlerini kazanmaları hem de sahip oldukları nimetlerin farkına varmaları için günahların affına sebep olacak bir irade imtihanına tüm kullarını tabi tutmuştur. Bu irade imtihanında zaaf göstermeyip oruçlarını tutanlar çok şey kazanırlar, hiçbir şey kaybetmezler. Tutmayanlar ise hiçbir şey kazanmazlar; ama ahiretleri adına çok şey kaybederler. Bunun için nefse ve şeytana uymayanlar, Ramazan-ı şerifin şanına ait hürmeti çiğnemeyerek tüm Müslümanlarla birlikte oruç tutarlar, yine herkesle birlikte iftar eder, bayrama ulaşırlar. Böylece bir aylık irade imtihanından yüz akıyla çıkar, şükür duyguları içinde bayram yaparlar.Bununla beraber, yine sonsuz merhamet ve şefkatin sahibi Rabb'imiz, kullarının oruç tutamayacak derecede mazereti olanlarını da ayırır, onlara oruçlarını ilerid...</description><author>editor</author><category>Okunma: 50</category><pubDate>13-Ağu-2010 15:07:52</pubDate></item><item><title>Tembel Nefsim</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=792</link><description>Resul-i Alişan Efendimiz sık sık nefsinden yakınır, nefisle mucadeleyi büyük cihad sayar ve Bir an bile beni bana bırakma Allah'ım diye dua eder... Bediüzzaman, derslerinde muhataplarını değil, çoğunlukla kendi nefsini hedef alır, nefsinin hevesatından yakınır: Tembel nefsim-kemter nefsim-bihemta nefsim gibi ifadelerle nefsini aşağılar. Biz ise âdeta nefsimizi ödüllendirmek için yaşarız. Nefsimize dönük yaşadığımız için de ne tatmin oluruz, ne de aza kanaat ederiz. O zaman mutluluğu da ıskalarız. Fuzuli gibi yanmadayız: Dost bi perva, felek bi rahm, devran bi sükvveeucirc;n, Dert çok, hemdert yok, düşman kavi,tali zebun. Bazılarımız Bosna'da olanlardan çok borsada olanlarla ilgivveeshy;li. Doların iniş çıkışlarıyla, Çeçenistan'daki hicrandan daha çok alakadar. Afganistan'daki ve Filistin'deki dindaşlarımızın ne yediğinden ziyade, Hüton'daki trilyonluk düğünde ne navveeshy;neler yendiğini tartışıyor. Çoğumuz hiçbir ciddi oluşumun içinde yer almadığımız halde, oturduğumuz yerden dünyaya ...</description><author>editor</author><category>Okunma: 41</category><pubDate>13-Ağu-2010 15:05:54</pubDate></item><item><title>İslamda İbadet Farkı</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=791</link><description>İslâmın kafa ve kalbe gıda olan ibadetleriyle, başka inançların ibadetlerini karşılaştırmak, müthiş bir farkı gözler önüne seriyor. Hele de başlı başına bir kulluk medeniyeti olan Ramazanla gelen ibadet guzelliklerini başka dinlerde görmek imkansızdır. Bu bakımdan, Ramazanı İslâm dünyasının dışında yaşamak, ibadetli bir mü'min için bir büyük hüzün ve burukluk sebebidir. Oralarda dış dünya Ramazansızdır. Mü'min Ramazanı kendi içinde taşır. Ezanlar içinde okunur, kandiller kalbinde yanar. Ramazan davulunun yerini yüvveeshy;reğinin çarpıntıları alır. Fakat ruhunun tattığı oruç bir bayrak gibi dalgalanır. İşte kulluk burcunda dalgalanan bu oruç bayrağı, mü'mini tek başına bir devlet yapar. Güçlendirir, kenvveeshy;dine getirir. Ramazandan habersiz kalabalıklar içinde İslâmın izzetini, manevi şahsiyetini, şerefini temsil etvveeshy;tiği yüksek moralini kazandırır. Enerjisi bereketlenir, aykırı hallere direnci artar. Sahur vakti çalışsa da, iftar saati yollarda koşuşsa da, teravih zamanı katıl...</description><author>editor</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>13-Ağu-2010 15:03:54</pubDate></item><item><title>RAMAZAN AYININ FAZİLET VE ESRARI</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=790</link><description>11 Ağustos Carşamba günü idrak edeceğimiz mübarek ramazan ayı, 11 ayın sultanıdır. Ümmet-i Muhammedin ayıdır. Hicri ayların dokuzuncusu, üç ayların sonuncusu ve farz olan orucun tutulduğu aydır. Ramazan yanmak demektir, çünkü bu ayda oruç tutan ve tövbe edenlerin günahları yanar, yok olur.Ramazan ayı gelince, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır. (Hadis-i şerif-Buhari)Kim Ramazan-ı şerif ve Kurban bayramı gecelerini ihya ederse; kalblerin öldüğü gün, onun kalbi ölmez. (Hadis-i şerif-Kitab-ü Metcer-ür-Rabih)Kim Ramazan-ı şerifin başından sonuna kadar cemaatle namaz kılarsa, Kadir gecesinden nasibini almış olur. (Hadis-i şerif-Miftah-ul-Cenne) *İmam-ı Rabbani Müceddidi Elf-İ Sani Ahmed el-Faruki es-Serhendi kuddise sırruh hazretlerinden: *Ramazan ayı büyük bir aydır. Bu ayda nafile olarak kılınan namaz, zikir, sadaka ve benzeri ibadetler, diğer aylarda eda olunan farz ibadetlerin sevabı ile eşittir. Bu ayda bir farz ibadeti eda eden, diğer aylarda yetmi...</description><author>editor</author><category>Okunma: 91</category><pubDate>09-Ağu-2010 12:38:24</pubDate></item><item><title>Gözlerimiz Allahı anlatıyor</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=789</link><description>Gerek gözümüz, gerekse dilimiz bize şu dersi veriyor: Bizim asıl gâyemiz, bütün organlarınızı hikmetli şekilde yaratan Rabbinizi unutmamanız için, üzerimizdeki ince sanatları ve hikmetleri göstererek, sizi hayrete, takdire ve şükre sevk edici bir tefekkür gayretine girmenize vesile olmaktır. Gözümüz ve dilimiz Allah'ı anlatıyor Gözümüz ve dilimiz Allah var diyor İnsanın bizzat kendisi, Allah'ı anlatan bir kitaptır. Bir başka deyişle, etrafımızdaki her şey Rabbimize ait işaretleri taşıdığı gibi, maddi ve manevi hayata sahip olan bizlerde de Allah'a ait, O'nun muhteşem bir sanatı olduğumuzu gösteren işaretler bulunmaktadır. Kur'an bu işaretleri bizlere hatırlatma bağlamında, Biz ona (insanoğluna) görmesi için gözler, gönlüne tercüman olacak bir dil ve dudaklar, vermedik mi? Ona hayır ve şer yollarını göstermedik mi? (Beled, 90/8-10) buyurur. Bu ayette Yüce Allah göz, dil, dudak ve akıl nimetlerine dikkatlerimizi çekmekte, onlar üzerinde düşünmemizi tavsiye etmektedir.Evet Rabbimiz etrafı...</description><author>editor</author><category>Okunma: 89</category><pubDate>29-Tem-2010 17:32:25</pubDate></item><item><title>İslam Büyükleri ve tatil anlayışı..</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=788</link><description>Tatil anlayışımız atıl kalmak, vakit öldürmek, mevsimi boşa geçirmek... şeklinde oluşuyorsa çok kötü bir tatil anlayışımız var demektir.Çünkü tatilde israf edip boşa geçirdiğimiz vaktimiz, aslında harcamaktan kaçındığımız nakdimizden de kıymetlidir. Ha nakdini israf edip boşa harcamışsın, ha vaktini... Hatta, vaktin nakitten de kıymetli olduğunu söyleyen İslam büyükleri demişler ki: Vakitle nakdi kazanabilirsiniz, ama nakitle vakti kazanamazsınız. Para vererek dünkü boşa harcadığınız vaktinizi satın alıp geri getiremezsiniz. Öyle ise vakit nakitten de kıymetlidir. Onu boşa harcamaktan titreyin, tıpkı paranızı boşa harcamaktan çekindiğiniz gibi.Sahabenin tatil anlayışlarına şahit olan Basra'nın büyük velisi Hasan Basri Hazretleri der ki: Ben öyle zatlara eriştim ki, onlar sizin paranızı boşa harcamaktan çekindiğinizden fazla vakitlerini boşa harcamaktan çekiniyorlar, dakikalarının dahi değerini düşünüyorlardı! Özellikle İmam-ı Şafii Hazretleri'nin tatil anlayışı fevkalade düşündürücüdür...</description><author>editor</author><category>Okunma: 49</category><pubDate>29-Tem-2010 17:23:01</pubDate></item><item><title>Hz. Musa ve denizin yarılması</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=787</link><description>Firavun olarak bilinen Mısır kralları, eski Mısır’ın çok tanrılı batıl dininde, kendilerini ilah olarak kabul etmekteydiler. Allah, hem Mısır halkının hak dine karşı batıl bir sistemi benimsemiş olduğu, hem de İsrailoğulları’nın köleleştirildiği bir dönemde, Hz. Musa’yı elçisi olarak Mısır kavmine göndermiştir. Ancak eski Mısırlılar başta Firavun ve çevresi olmak üzere Hz. Musa’nın hak dine davetine rağmen putperest inançlarından vazgeçmiyorlardı. Hz. Musa, Firavun’a ve yakın çevresine sakınmaları gereken şeyleri açıklamış ve onları Allah’ın azabına karşı uyarmıştı. Buna karşılık onlar isyan edip Hz. Musa’yı delilik, büyücülük ve yalancılıkla suçlamışlardı. Firavun ve kavmine çok sayıda bela verilmesine rağmen, onlar Allah’a teslim olmamışlar; Allah’ı tek İlah olarak kabul etme-mişlerdi. Hatta başlarına gelenlerden ötürü Hz. Musa’yı sorumlu tutarak, onu Mısır’dan sürmek istemişlerdi. Allah Kur’an’da, Hz. Musa ve beraberindeki müminlere şöyle buyurmaktadır:Musa’ya: ‘Kullarımı gece yürüy...</description><author>editor</author><category>Okunma: 42</category><pubDate>29-Tem-2010 17:15:42</pubDate></item><item><title>Berat Kandili Mübarek olsun.</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=786</link><description>*Ha-mim. Helal ile Haram ve sair hükümleri açıkça bildiren bu kitaba yemin olsun ki, hakikat, biz o kitabı mübarek bir gecede indirdik. Gerçek biz o Kuran-ı Kerimle kafirlerin uğrayacakları azabı haber vericileriz. O gece öyle bir gecedir ki her hikmetli iş nezdimizden sadır olan bir emirle, o gecede ayrılır.* (Sure-i Duhan, 1-5)Cenab-ı Hakkın kullarına maddi ikramları olduğu gibi manevi ikramları da vardır Bu ikram ve ihsana eren kimseler, büyük bir mazhariyet ve tecelliyata nail olurlar. Cenab-ı Hakkın ikram ve ihsanları içerisinde Berat Kandilinin mühim bir yeri vardır.Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır. *Kim şu beş geceyi ihya ederse cennet o kimseye vacip olur. Bunlar; 1-Terviye gecesi (Zilhiccenin 8. gecesi),2- Arefe gecesi,3- Kurban Bayramı gecesi,4- Ramazan Bayramı gecesi,5- Şabanın 15. Berat gecesidir*Başka bir rivayette şöyle buyurulmaktadır. *Kim şu beş geceyi ihya ederse, kalplerin öldüğü gün onun kalbi ölmez. Bunlar; cuma, berat, k...</description><author>editor</author><category>Okunma: 97</category><pubDate>26-Tem-2010 11:39:03</pubDate></item><item><title>Bayan evlilik teklif edebilir mi?</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=785</link><description>Bir erkeğe evlilik teklifi yapabilir miyim?Dinimizde bir kızın bir erkeğe evlilik teklif etmesi ne kadar doğrudur? (Rumuz: Zeynep)Peygamberimizin hayatına bakınca dini boyutunu görmek pekâlâ mümkün...Birçok kadın gelmiş, Peygamberimize evlenme teklifinde bulunmuş. Peygamberimiz bu kadınları yadırgamamış, küçümsememiş, nezaketle, onları kırmadan uygun bir dille cevaplamış, gönüllerini almıştır.Ki Yüce Allah, bu meselede Peygamberimize özel bir imkân ve fırsat tanıdığı halde...Diğer yandan kız babaları da kızlarına damat aramışlar. Başta Hz. Ömer olmak üzere bazı sahabiler kendi kızlarını evlendirmek için Kızımla evlenir misin diye teklifte bulunmuşlar.O günün toplumunda bu çeşit uygulamalar normal karşılanmış.Ama şimdi böyle bir şey yapılsa insanların nasıl karşılayacağını hepimiz tahmin edebiliyoruz.Fakat her şeyin bir yolu, yordamı olduğu gibi bu şekilde evlilik teklifinde bulunmanın da bir usulü, üslubu vardır.Kendinize yakın gördüğünüz birisi aracılığıyla talebinizi dile getirebilec...</description><author>editor</author><category>Okunma: 86</category><pubDate>26-Tem-2010 11:21:11</pubDate></item><item><title>Kuranın bilimsel mucizeleri</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=784</link><description>Kur'an-ı Kerim, daha ilk emri olan Okuyla insanları okumaya, ilmî araştırma yapmaya, tefekkür etmeye ve kâinat kitabını okumaya teşvik etmiş, ayrıca pek çok ayetiyle de varlığın sırlarının anlaşılması mevzuunda anahtarlar sunmuştur...Kur'an-ı Kerim, 15 asır önce nazil olmasına rağmen bazı ayetlerinde günümüzde yeni keşfedilen hakikatlerden bahsetmektedir. Böylelikle 0, diğer yönleriyle olduğu gibi bu yönüyle de kendi hakkaniyetini göstermekte, Allah'ın kelamı olduğunu ispat etmektedir. Birkaç örnek vererek konuyu zihinlere yaklaştırmaya çalışalım:TOPRAKTAKİ ELEMENTLEREy insanlar! Eğer siz öldükten sonra dirilmekten şüphe ediyorsanız, bilin ki: Biz sizi ilkin topraktan, sonra bir nutfeden, sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücreden, sonra esas unsurlarıyla hilkati tamamlanmış ama bütün azalarıyla henüz tamamlanmamış bir çiğnem et görünümünde bir ceninden yarattık ki, kudretimizi size açıkça gösterelim. Dilediğimizi belli bir süreye kadar ana rahminde tutarız. Sonra da sizi bir bebek ol...</description><author>editor</author><category>Okunma: 61</category><pubDate>26-Tem-2010 11:19:31</pubDate></item><item><title>Cahiliye çığlığını nasıl durdurdu?</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=783</link><description>ASR-I SAADETİN büyük olayları içinde ilk anda nazarlardan gizlenen bir sahnedir. İlk anda, gündelik hayatın sıradan akışı içerisinde her an olabilecek cinsten basit bir olay gibi gözükür zira. Ama bu basit olay, daha o dakikada bir büyük patlamanın kıvılcımına dönüşme istidadı gösterir; ama şükür ki, Resvveeucirc;lullah aleyhissalâtu vesselamın müdahalesiyle akl-ı selîm hemencecik galip gelir ve gerilim çözülür.Benî Müstalık gazvesi dönüşünde yaşanır bu olay.Kahramanları, Gıfâr kabilesinden Cahcah b. Mes’ud ile, Cüheyne kabilesinden Sinan b. Veber’dir. Cahcah, bizatihî Kureyşli Muhacirîn’den olmamakla birlikte, muhacir olarak Medine’ye gelmiş ve Hz. Ömer’in bu sefer boyunca atına seyislik yapmak üzere işe aldığı bir mü’mindir. Sinan ise, bizatihî Medineli Ensar’dan olmamakla birlikte, Ensar’ın büyük kolu Hazrec’in Benî Salim boyunun müttefiki olması itibarıyla Ensar arasında sayılmaktadır. Bu iki sahabi, Benî Müstalık gazvesi dönüşü bir mola yerinde hayvanlarını sulamak için kuyudan su...</description><author>editor</author><category>Okunma: 46</category><pubDate>26-Tem-2010 11:18:10</pubDate></item><item><title>Şükürler Olsun Allah'ım!..</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=782</link><description>HAVA SOĞUK ve mevsim kış idi. Recep, ne yapacağını bilmez bir halde sokaklarda yürüyordu.Üzerindeki elbiseler kendisini soğuktan tam korumuyor, üstelik ayakkabıları su alıyordu. Bizimki de hayat mı sanki? Sürünüp gidiyoruz divveeshy;ye kendi kendine söylendi.Allah'a imanı vardı, ama iç âleminde zaman zaman Allah insanları neden farklı farklı yaratmış? Niye bazıları sefa süvveeshy;rerken bazıları çile çekiyor? diye sormadan da edemezdi. Kendisi işsizdi ve uzun süredir çalışacak bir iş bulamamışvveeshy;tı. Acaba şu şehirde benden daha garibanı var mıdır? diye düşünüyordu. Derken köşede bir dilenci gördü. Dilencinin gözleri görmüyordu ve üstelik ayaklan da yoktu. Recep, artık durumu kavramıştı. Kendisi en gariban devveeshy;ğildi. Halinden şikâyetçi olduğu için kendi kendini kınadı, gören gözlere ve sağlam ayaklara sahip olduğu için derinden derine Allah'a şükretti. Aradan on yıl geçti. Recep, artık sokaklarda işsiz dolaşan biri değil. Kurduğu iş yerinde yirmi eleman çalışmakta... Ve Recep...</description><author>editor</author><category>Okunma: 138</category><pubDate>26-Tem-2010 11:16:18</pubDate></item><item><title>Evlenmekten korkuyor musunuz?</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=781</link><description>Evlilik korkusu, kişinin çevresinde ve ailesinde yaşadığı olumsuz evlilik örneklerinden edindiği bilgiler doğrultusunda yaşadığı bir korkudur. Ayrıca psikolojik olarak yaşanan bir bağlanma korkusu olabilir. Bunu aşmak için önyargısız yaklaşım sergilemeli, fedakâr olunmalı, paylaşımcılığı öğrenmeli, bencillikten uzak durmalıdır. Gençlerin çoğunlukla mutlu bir rüya gibi düşündüğü evlilik, kimilerinin de korku dolu kâbusu haline gelebiliyor. Çevresinde gördüğü olumsuz evlilik örnekleri veya evlendikten sonra alması gereken sorumlulukların korkusu yüzünden birçok çift mutluluk hayallerini evlilik aşamasında bitiriyor.Özellikle büyük şehirlerde yalnız yaşamayı bir yaşam tarzı olarak seçen gençlerin oranı giderek yükseliyor. Reem Nöropsikiyatri Merkezi'nden nöroloji uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, birçok kişiyi derinden etkileyen evlilik korkusu ve sebeplerini anlattı. Evlilik korkusu, kişinin çevresinde ve ailesinde yaşadığı olumsuz evlilik örneklerinden edindiği bilgiler doğrultusunda yaşadığı bi...</description><author>editor</author><category>Okunma: 54</category><pubDate>26-Tem-2010 11:14:16</pubDate></item><item><title>Bebeği kurşun ladılar</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=780</link><description>Bakanlığı'nın analizinden korkunç sonuçlar çıktı...Türkiye’de özellikle belli bölgelerde çok tüketilen toz ve pul kırmızı biberin yüzde 15’inin limitin üzerinde aflatoksin içerdiği 2009 denetimleriyle ortaya çıktı. Aflatoksin, karaciğer kanseri ve kronik zehirlenme gibi yüksek riskler taşıyor ve tedavisi de çok zor Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2009 yılında 22 bin 172 gıda örneğinde yaptığı analiz sonucunda, bin 171 örnek olumsuz bulunmuş. Başka bir ifadeyle gıdada ortalama olumsuz örnek oranı yüzde 5.28 düzeyinde olmuş. Tek başına hiçbir şey ifade etmeyen bu cümleyi, ürün bazında detaylarına inip, sonra da uzmanına yorumlatınca, belli ürünlerde korkutucu sonuçlara ulaşılıyor. Okuyanı ürküten ilk sonuç, alınan 122 bebek maması örneğinin yüzde 2.46’sında limitlerin üzerinde kurşuna rastlanması. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya metalurji Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu, bu bulguyu şöyle değerlendiriyor: “Kurşun, ağır metaldir ve vücutta birikir. ...</description><author>editor</author><category>Okunma: 79</category><pubDate>23-Tem-2010 19:09:46</pubDate></item><item><title>Farkınız İslam Olsun!..</title><link>http://www.islamdefteri.net/Haberler.asp?haber=goster&amp;haberne=779</link><description>Kültürsüz Amerikan kültürü, günümüz insanını farksızlaştırıyor. Aynı şeyleri giyen, aynı gıdaları Yiyen, aynı şeyleri düşünen, tek düze ve yalınkat yaşayan, derinliksiz, farksız insanlar üretiyor. Oysa ki, her insan ayrı bir dünyadır. Maddî yapısında onu diğerlerinden ayıran çok önemli farklılıklar bulunduğu gibi, manevî dünyasında da bambaşka özellikleri taşır. Ancak bu ayrılıklarda bir gayrılık, yavveeshy;banîlik ve birbirine karşı yabancılaşma meydana gelvveeshy;memesi için, tevhid inancı etrafında birlik sağlanmış; insanlar, aynı Allah'ın kulu olarak birbirine eşitlenvveeshy;miştir. Bütün etnik kökenleri, ayrı renkleri, dilleri birleştivveeshy;ren, kardeşleştiren, tek olan Allah'a kullukta buluşvveeshy;maktadır. Bu kulluğu emsalsiz bir güzellikte temsil eden, hayata geçiren Resvveeucirc;lullah (s.a.v.) ve sünnetine sadakatla; ayıran, başkalaştıran, düşmanlaştıran farkvveeshy;lar ortadan kalkıyor; hakikî bir dostluk, sevgi, saygı ve barış ortamı oluşuyor. Tarihimiz bu oluşumun en gü...</description><author>editor</author><category>Okunma: 66</category><pubDate>15-Tem-2010 09:35:58</pubDate></item></channel></rss>